Aile ve Ebeveynlik

DİKKAT! BU SETTE ÇOCUK VAR

çocuktvoyuncu

BERNA LAÇİN in gözünden yüreğinden okunacak bir yazı…

Bir arkadaşım, sohbet ederken, çocuklarını “anı” olsun diye dizilerde ya da reklamlarda oynatmak istediğinden söz etti. Ben de ona, “anı olur olmasına da kötü anı olur çocuklarının hayatında” dedim. Ona anlattığım bir kaç hatıradan sonra, zaten vazgeçti bu sevdasından.
Şu anda ben ve benim gibi pek çok oyuncunun, ağır çalışma şartlarından dolayı uzak kalmayı tercih ettiğimiz dizi setlerine, çocuklar nasıl dayanıyor hiç düşündünüz mü? Sabahlara kadar uzayan çalışma saatlerinden sonra okula giden çocuklar… Uykusuz kalan çocuklar…Üşüyen çocuklar…Yemek düzeni olmayan çocuklar… Oyun oynamadan, bayram bilmeden, yatma vakti olmadan büyüyen çocuklar… Çocuk oyuncular…
Bir dizide, elime 40 günlük bir bebek gelmişti. Benim bebeğim olacaktı, “film icabı”…
Aylar içinde bebek bana o kadar alışmıştı ki, annesinin kucağında ağlıyordu. Huysuzlanmaya başladığında “seni istiyor” diyerek, bana veriyordu annesi bebeği.
İlk büyüttüğüm bebek oldu benim. Az kavga etmedim, az gözyaşı dökmedim, onun için. Tam bebeğin sahnesi geldiğinde bir bakardık uyumuş! Uyandırılırdı el mahkum, ağlaya ağlaya…
O ağlardı, dayanamaz ben de ağlardım. Sahne icabı, ağlaması gerekirdi, asistanlar poposunu çimdirirlerdi hafiften. Sahne çekilmeliydi çünkü, vakit geçiyordu… Kimsenin ne beni, ne onu dinleyecek hali vardı sette. Dizi yetiştirilmeliydi, gerisi teferruattı…Yapımcı da, yönetmen de, ben de, anne de suç ortağıydık yaşananların. Uluslararası Çocuk Hakları’na aykırı bu durum, çok yakında çıkarılmasını beklediğimiz yasayla artık yaşanmayacak diye ümit ediyorum.
Her Anneler Günü’nde hâlâ BENİ ararlar
Bir başka dizide, okuma yazma öğrettim bir çocuğa. Okul çıkışı doğrudan sete geldiği için, ödevlerini benimle yapardı. Bir tek benim elimden yerdi sebzeyi. Kim bilir belki beni annesinden çok gördüğünden, belki de çocuk beyninde oyun ile gerçek olanı karıştırdığından, “annesi” oluvermiştim sanki. Kucağımda uyurdu geceleri, sahne ışığının yapılmasını beklerken. Elbette benim yorgunluğum da iki katına çıkardı ama vicdan sahibi kimse görmezden gelemez, bir çocuğun ilgi bekleyen gözlerini. Çocuklarımı oynayan küçük oyuncular, her Anneler Günü’nde belki de bu yüzden hâlâ ararlar beni.

Oyuncu Sendikası Genel Sekreteri Şebnem Sönmez

‘Sendikalarla birlikte çocuk işçiliğinin önüne geçeceğiz’

Nasıl başladı “Bu Sette Çocuk Var” kampanyası?

ILO (Birleşmiş Milletler’e bağlı Uluslararası Çalışma Örgütü) Türkiye Direktörü Ümit Deniz Efendioğlu’nun, dikkatimizi çocuk oyuncuların çalışma şartlarına çeken bir mail atmasıyla başladı her şey. Ben de bir film için, yan sedyemde bir bebeğin doğmasını 8 saat beklemiş ve yeni doğmuş bir bebekle gözyaşları içinde çekim yapmış bir oyuncu olarak bu konuda çok hassasım. Bir sette çocuk oyuncu elbette olacaktır ama şartlar ona göre düzenlenmek kaydı ile! Çocuk Hakları ihlaline her alanda “dur!” demeliyiz. Hep birlikte! Örneğin; seyirci, dizi çekiminde bir çocuğun geç vakitte çalıştığını görürse, Çalışma Bakanlığı’nın yakın zamanda açılacak telefon hattına şikayet etmeli. Şahit olan herkes, isim vermeden de şikayet edebilir.

Çok detaylı bir inceleme ile çocukların çalışma şartlarını belirlemişsiniz. Bir de ailelerin, geçim kaynağı olarak çocuklarını çalıştırma durumu var!

Ücretler çok yüksek yani özendirici olmayacak. Ayrıca kazanılan para zorunlu olarak çocuğun hesabına yatacak; veli kullanamayacak.

Yabancılar nasıl çözmüş?

İkiz, üçüz ya da dördüz kullanarak, çocukları dinlendire dinlendire çalıştırıyorlar. Hayvanları da böyle çalıştırıyorlar. Ben çalıştım. Maymun kullanırken, üçüz çalıştırıyorlardı. Biri dinlenirken, diğeri yerine geçiyordu.

12 Haziran Çocuk İşçiliğinin Önüne Geçme Günü. O güne kadar yasa çıkar mı?

Kesinlikle! Çalışma Bakanı Faruk Çelik’in sözü var. Amacımız; örnek teşkil ederek, zaman içinde tüm sendikalarla çalışmalar yaparak, her alandaki çocuk işçiliğin önüne geçmek… Setlerde de her şeyi, çocuk haklarını esas alarak planlamak yapımcıların görevi.

Bir Cevap Yazın