EĞİTİMLER

XII.EĞİTİM SEMPOZYUMU SONUÇ BİLDİRGESİ

özelokullarlogo

                                                     TÜRKİYE ÖZEL OKULLAR BİRLİĞİ DERNEĞİ
XII. GELENEKSEL EĞİTİM SEMPOZYUMU SONUÇ BİLDİRGESİ
(Yeni Eğitim Sistemi ve Dijital Eğitimde Öğretmenin Yeri ve Önemi)
(7-9 Şubat 2013, Antalya )
Sempozyum; Antalya Rixos Lares Otel’de M.E.B. Talim ve Terbiye Kurulu Başkanı,
M.E.B. Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürü, Bakanlık bürokratları, Antalya Vali Yardımcısı,
Antalya İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı, Manisa İl Milli Eğitim Müdürü, İstanbul İl Milli Eğitim
Müdür Yardımcısı ve İstanbul İlçe Milli Eğitim Müdürleri, Özel Öğretim Kurumlarını temsil eden 1
konfederasyon, 1 federasyon ve 9 Dernek Başkanı, yurt dışından 2 yabancı akademisyen,
ülkemizin önde gelen üniversitelerinden 24 bilim insanı ve eğitim uzmanı, yazılı ve görsel basın
mensupları ile 750 civarında özel okul kurucusu, yöneticisi ve öğretmenin katılımıyla
gerçekleşmiştir.
Sempozyumda alınan kararlar şöyledir:
 Dijital eğitimde en iyi teknolojik alt yapıya sahip olunsa, en iyi içerikler satın alınsa da
öğretmenin bunları kullanamaması durumunda amaca ulaşılamayacağı ve milli
kaynaklarımızın boşa harcanmış olacağı görüşünde hem fikir olunmuştur. Ülkemizin
önündeki hedeflerini gerçekleştirmek ve genç nüfusun ihtiyaçlarına cevap verebilmek
adına zaman ve kaynak kaybına tahammülü yoktur.
Milli Eğitim Bakanlığı, okullardaki öğrenmeyi destekleyecek hızlı ve etkili bir yönetim
yapısı oluşturmak için politika ve uygulamalarını bütüncül bir yaklaşımla geliştirmeye
devam etmelidir. Bu amaçların gerçekleşmesi için öğretmenlere, 21. yüzyılın hızına
uyum sağlamalarına yardımcı olacak mesleki gelişim materyalleri sağlanmalı, deneysel
girişimlerin önünü açacak özgürlükler tanınmalı, yeni beceriler kazanmalarına destek
olunmalı, daha vasıflı hale gelmeleri ve birbirlerinden öğrenmeleri teşvik edilmelidir;
çünkü eğitim ve öğretim süreçlerinin kalitesiyle öğretmenlerin nitelikleri ve becerileri
arasındaki ilişki yadsınamaz.
 Üniversite, kamu ve sivil toplum kuruluşlarının ortak desteği de sağlanarak öğretmen
gelişimi ile beraber eğitim programları öğrenci merkezli öğrenme paradigmasına uygun
olarak gözden geçirilmeli ve bilişim teknolojilerinin sağladığı imkânlardan yararlanılarak
öğrencilere kaliteli eğitim içeriğine erişmede fırsat eşitliği sağlanmalıdır.
 Sosyal ağlar ve dijital oyunlar çağında eğitim ortamlarını yeniden biçimlendiren oyun
tabanlı eğitimin motivasyonu artırdığı, yetenek ve zekâyı geliştirdiği ve kullanıcının hem
oyun ortamıyla hem de birbirileriyle etkileşim kurabilmelerini sağlayarak çok küçük
yaşlardan itibaren çocukları etkilediği ve yerli içerik ile tarih ve kültürümüzü
öğretebileceğimiz de dikkate alınarak oyunun pozitif gücünden faydalanılmalıdır.
 Öğretmenin ve lider durumda olan yöneticilerin teknoloji ile ilgisi, algısı, görüş ve birikimi
çok önemlidir. Bunun da kısa süreli hizmet içi eğitimler ile sağlanmasının mümkün
olmadığı araştırmalarla ortaya konmuştur. Bu süreçte farklı strateji ve yöntemlerin
planlanması ve gerçekleştirilmesi için zaman ve emek gerekmektedir. Öğretmen
yetiştiren fakültelerin aynı tahta ya da kalem gibi dijital eğitimi gerçekleştirmek üzere
teknolojiyi içselleştirmeleri çok önemlidir.TÜRKİYE
ÖZEL OKULLAR BİRLİĞİ
DERNEĞİ
İstiklal Cad. Odakule İş Merkezi No: 284 K: 5 Beyoğlu / İSTANBUL
TEL: (0212) 249 00 00 (Pbx) FAKS: (0212) 249 00 10 www.turkozokbir.org.tr – [email protected]
 Pilot okul olarak FATİH projesini uygulayan okullarda akademisyenler tarafından yapılan
araştırma sonuçlarına göre öğretmenlerin etkileşimli tahta kullanımından mutlu oldukları,
ancak Fatih projesi ağı dışında paylaşımın olmaması nedeniyle tablet uygulamalarından
verim alamadıkları belirtilmektedir. Fatih Projesinden verim almak için pc tabletlerle
internete ulaşımın serbest olması ve tabletler arası yönetimsel yazılımın geliştirilmesi
gerekir. Başka bir özel okulda öğretmen, idareci, öğrenci ve veli katılımıyla birebir
dizüstü/tablet programı zamana yayılarak ve ders programlarına entegre edilerek
yapıldığında sürekli gelişim sağlanmıştır. Bu tip özel okul deneyimleri model olarak
kullanılmalıdır. E-dönüşüm ve Türkiye kapsamındaki FATİH projesi için bu pilot
çalışmaların sonuçları dikkate alınmalıdır.
 Dijital teknoloji sayesinde modüler öğrenme etkin ve kolay uygulanabilmektedir. Bu tür
yöntemlerden farklı seviyelerde öğrenme özelliği gösteren bireylere farklı çalışma
akışlarıyla sunulan öğrenme modülleri FATİH projesi kapsamında da oluşturulmalıdır.
Bunun için öğrenenlerinin gereksinimlerini anlamaya, zamanı doğru kullanmaya,
araştırmaya, keşfetmeye, belgelemeye ve becerilerin olgunlaşmasına zaman
verilmelidir.
 Öğretmen yetiştiren fakültelerde kitle eğitimi değil daha seçkin ve az sayıda aday ile bilgi
ve becerilerin edinilmesi, eğitim programlarının teknolojik gelişmeler nezdinde organize
edilmesi ve eğitim sisteminde öğrenci, öğretmen ve yöneticilerin ortak paydası haline
getirilebilmesi hedeflenmelidir. Günümüzün eğitim yöntemlerinden biri olan uzaktan
eğitim yoluyla da öğretmen adaylarına hizmet içi öncesi eğitimle aldıkları bir kısım
dersler ve/veya derslerin bir kısmı verilebilir.
 Dijital yerliler denilen yeni kuşağın farklı öğrendikleri savı öne sürülmektedir ve dijital
yerliler öğrenme süreçlerinde yeni teknolojileri ve sosyal medyayı kullanmayı tercih
etmektedirler. Bu nedenle öğretmenler dijital araçları kullanabilmeli, kaynakları
yönetebilmeli ve üretebilmeli, sosyal medya araçlarını kullanarak iletişim kurabilmelidir.
Öğretmenlerin teknolojik becerilerinin geliştirilmesi, sistemin bütünsel desteğinin
sağlanması, yöneticilerin öneminin kavranması ve geliştirilmeleri gerekir.
 Teknoloji kullanımı okulda öğrenci başarısını arttırırken öğrencilerde, öğretmenlerde ve
de okul liderliğinde davranış değişikliğine neden olur. Öğretmenler, çatışmadan
birbirlerine destek olarak ve birbirlerinden öğrenerek meslektaş dayanışması içinde
çalışmalıdırlar.
 Teknolojinin nimetlerinden yararlanırken tehlikelerinden de haberdar olmamız önemlidir.
Çocuk ve gençlerde siber zorbalık, bilgi ve iletişim teknolojilerini kullanarak bir birey ya
da gruba özel ya da tüzel bir kişiliğe karşı yapılan teknik ya da ilişkisel tarzda zarar
verme davranışlarının tümüdür. Siber zorbalık davranışları hakkında eğitimciler, aileler
ve öğrenciler olarak bilgi edinilmeli, kötüye kullanım yolları hakkında bilinçlenilmeli, yasal
ve teknolojik olarak önlemler alınmalıdır.
 Bilgi çağının insanı kendi hedefini koyabilmeli, izleyebilmeli ve bunu gerçekleştirmek için
teknolojiden de yararlanarak başkalarıyla takım halinde çalışabilmelidir. Eğitim
programlarımız ve eğitimci eğitimlerimiz bu tür insanı yetiştirmek üzere yeniden düzenlenmelidir.

Bir Cevap Yazın