Aile ve Ebeveynlik

ÇOCUĞUNUZUN DAHA ÖZGÜVENLİ OLMASI İÇİN

Çocukların özgüvenli yetişmesi tesadüflere bağlı değildir. Araştırmalar çocukların hayatlarındaki önemli yetişkinlerin kendileriyle ilgili ne hissettiğini önemli ölçüde etkilediğini gösteriyor. Psikolog Laura Kauffman’nın özgüveni artıracak önerileri şunlar;

1) Onlara sizin için ne kadar değerli olduklarını her fırsatta anlatın.
Çocukların özgüvenlerinin gelişmesi için etraflarında onları koşulsuzca sevecek en az bir tane yetişkinin olması gerekmektedir. Sevilebilir olmayı hissetmek özgüvenin en temel noktasıdır. Sevilebilir hissetmek için de sevildiğini hissetmelidir. Sıklıkla çocuğunuza onu sevdiğinizi söylemelisiniz. Her fırsatta sarılmalı, onu sevdiğinizi ve onunla gurur duyduğunuzu bilmesini sağlamalısınız. Çocukların özgüveninin gelişmesi için değerli olduklarını ve ne olursa onları sevmeye devam edeceğinizi bilmeleri gerekir.
2) Onun başarılı anlarını yakalayın
Çocuğunuza pozitif ve doğru geribildirim verdiğinizde çocuğunuz doğru şeyler yapmaya devam edecektir. Onu takdir etmek için fırsat kollayın. Onu överken mümkün olduğunca net olun. Genel ifadelerden kaçının. “Bu sınava çok çalıştığını biliyorum ve seninle gurur duyuyorum”, ya da “Ödevlerini yapıyorsun, sıkı çalışıyorsun ve iyi notlar almayı hak ediyorsun.” gibi net ifadeler kullanmalısınız. Bunun yerine “Akıllı çocuğum benim” gibi ucu açık ifadeler çocukları motive etmek yerine onların baskı altında hissetmesine neden olur.  
3)Eleştirirken Dikkatli Olun.
Çocuğunuzu disipline etmek ebeveynliğin önemli bir parçası ancak çocuğunuzu uyarırken ya da çocuğunuza ceza verirken onun şunu anlamasını sağlamalısınız; siz onun yaptığı yanlış davranıştan dolayı üzgün ve endişelisiniz, yoksa kızgınlığınızın sebebi onun kişiliği ile ilgili değil. Çocuğunuza isim takmanız, aşağılayıcı konuşmanız veya başka bir çocukla kıyaslamanız doğru değildir. Çocuğunuza açıkça davranışıyla ilgili neyin kabul edilemez olduğunu, neyin doğru olmadığını ve sizin neler hissettiğinizi söylemelisiniz.
4.) Çocuğunuzun mükemmel olmadığını kabul edin ve onun da kendisi için bunu kabul etmesine yardım edin.
Çocuğunuzun doğru davranışlarını desteklemenin yolu onun özgüvenini de güçlendirmekten geçiyor. Çocuğunuza kaçınılmaz hatalarla baş edebilme konusunda da yardım etmelisiniz. Çocuklar bazen kendileriyle ilgili bazı şeyleri beğenmediklerini söylerler onların bu olumsuz düşüncelerini bazı önemler alarak ve beklentilerini düzenleyerek engelleyebilirsiniz. Fiziksel görüntüsünden memnun olmayan çocuğunuzla beraberce spor yaparak vücuduyla ilgili olumsuz düşüncelerinden arınmasını sağlayabilirsiniz. Dergilerdeki modeller gibi olmak zorunda olmadıklarını da bilmelidirler.
Çocukların kendileriyle ilgili yaptıkları olumsuz yorumları dikkate alın. Onların düşüncelerini öğrenin ve onları pozitif bir noktaya çekmeye çalışın. Eğer çocuğunuz “matematik de başarılı olamıyorum, ben kötü bir öğrenciyim” diyorsa, buna cevabınız “sen iyi bir öğrencisin matematiğe daha çok zaman ayırman gerekiyor,  istersen beraber çalışabiliriz” olabilir. 
 


5) Sınırları net bir şekilde belirleyin
Çocuklar yetişkinlerin gerçekçi beklentileri, kesin kuralları, mantıklı yaptırımları olduğu zaman daha iyi yetişirler. Bir çocuk etrafında sorumluluk sahibi,  görevinin bilincinde yetişkinler olduğunu gördüğünde kendilerini bu dünyada mücadele ederken daha güvende hissedecektir. Çocuğunuzun zihninizi okumasını beklemeyin, kuralları ona doğrudan iletişime geçerek söyleyin, kuralların neden gerekli olduğunu ve kurallara uyulmadığında ne gibi sonuçlarla karşılaşacağını açıkça anlatın.
6) Çocuğunuzun duygularını ve düşüncelerini rahatça ifade etmesine yardım edin.
Çocuğunuz sessiz veya mutsuz ise ona ne olduğunu sorun. Genellikle “hiç bir şey” diye cevap verirler. Çocukların kendi duygularını anlayabilmeleri pek çok insanın sandığından daha zordur. Üzgün, sinirli veya korkmuş olmalarını doğru şekilde isimlendirebilmeleri için desteğe ihtiyaçları olabilir. Çocuklara duygu tablosu gösterip nasıl hissettiğini sorabilirsiniz. Bu tabloda gülen, ağlayan, kızgın, üzgün yüz ifadeleri bulunabilir. Onları yargılamadan veya engellemeden, kendi duygularını sağlıklı bir şekilde ifade etmesine fırsat tanımalısınız, Örneğin çocuğunuzun elindeki oyuncağı başka bir arkadaşı aldığı zaman genelde onun üzüntüsünü azaltmaya çalışırız, ama böyle bir durum aynı zamanda onun duygularını isimlendirmesi ve bunlarla başa çıkmayı öğrenmesi için iyi bir fırsat olabilir. Ona şu şekilde yaklaşabilirsiniz “Ali’nin senin oyuncağını almasından dolayı üzüldüğünü ve hayal kırıklığına uğradığını biliyorum. Bu kötü hissettiriyordur. Üzülmeye biraz ara verelim ve Ali ile oyuncağı ortak kullanımınız için ne yapabiliriz bunu konuşalım”
7) Çocuğunuzun Yanında Olun. Çocuğunuz duygularını ifade etmeyi öğrendiğinde onu dinlemek için vakit ayırmalısınız. Aynı anda pek çok şeyle ilgilenmek zorunda olsak da, dikkatimizi tek noktaya odaklamakta sıkıntı yaşasak da 5-10 dakika da olsa onu dinlemek için vakit ayırın. Bu zaman diliminde cep telefonunuzu, televizyonu kapatın ve çocuğunuzu aktif bir şekilde dinleyin. Önemli noktaları hatırlayın ve gerekli yerlerde sorular sorun. Olayı çocuğunuzun bakış açısından görmeye ve ne düşündüğünü anlamaya çalışın. Sorunları çözmek zorunda değilsiniz, çocuğunuz duygularını sizinle sadece paylaşmak istiyor olabilir. Duyulmak özgüven gelişiminin önemli bir parçasıdır.
8) Çocuğunuzun yanlışlarından ders almasına yardım edin.
Çocuğunuz şunu bilmelidir ki hata yapmak da yaşamın bir parçasıdır. Hata yapmalarına bile yol açacak olsa bazen risk almaları yönünde onları yüreklendirin. Aileler çocuklarının risk almasını teşvik edip başarısızlığı kabul ettiklerinde çocuklarına sakin ve sabırlı olmayı öğrenmelerini sağlar bu da onların özgüvenlerini geliştirir. Çocuklar ailelerinin yaptığı hataları ve onlarla nasıl başa çıktıklarını da duymalıdırlar, bunlar da onlar için teşvik edici hikâyelerdir.
9) Kendi özgüveninizi güçlendirerek ona iyi bir rol model olun.
Yetenekleriniz ve becerilerinizle ilgili gerçekçi olun ama kendinize güvenin ve kötümser olmayın. Çocuğunuzun her konuda rol modeli olduğunuzu hiç unutmayın. Uygun zamanlarda kendi hayatınız ve duygularınızla ilgili konuşun. Çocuğunuzun sizin risk aldığınız, başarısızlıktan kurtulduğunuz, kendinizle gurur duyduğunuz olaylarla ilgili hikâyelerinizi dinlemesi önemlidir, bu şekilde aynı şeyleri kendisi de uygulamaya çalışacaktır.
10) Yardım almaktan korkmayın
Bazı durumlarda anne babaların tüm çabalarına rağmen çocuğun özgüveni sağlıklı bir şekilde gelişmez. Özellikle ergenlik yıllarında bazı çocuklar diğerlerinden daha fazla yardıma ihtiyaç duyarlar. Bu konuda desteğe ihtiyaç duyarsanız çekinmeden bir uzmanla görüşmelisiniz.
Tüm bu ipuçlarının yanı sıra yaş gruplarına göre çocuklarınızın özgüvenini geliştirmek için birkaç önerimiz daha var;
Okulöncesi: Erken çocukluk dönemi beyin ve özgüven gelişimi için en kritik dönem olarak görülüyor. Bebekler hayatlarındaki önemli yetişkinlerin onları sevdiğini, kabul ettiğini, onların iyiliği ve sağlığı için çalıştıklarını bilmeye ihtiyaçları vardır. Bu yaşta sevginizi bol bol göstermeli, onu bol bol kucaklamalısınız.
İlköğretim 1-5: Çocukları başarabilecekleri işlerin içine girmeleri için teşvik etmeli böylece kendilerini geliştirmelerini sağlamalısınız. Aileler çocuklarının başarması için yardımcı olmalı ama aynı zamanda hata yapmalarına ve bunlardan ders çıkarıp durumu tekrar düzeltmelerine de fırsat vermelidirler. Aileler çocuklarının çok çalışma ve sebat etme gibi özelliklerini vurgulamalı, çocuklarının gösterdikleri gelişime daha fazla önem vermeli, sonuç odaklı olmamalıdır.
İlköğretim 6-7-8: Bu yaşlarda çocuğunuzun becerileri ve başarı potansiyelleri ile ilgili iyimser davranmanız ve destekleyici olmanız gerekmektedir. Bu yaş çocukları aileden ve medyadan çok etkilenir, sağlıksız bazı davranışlar içinde eğlenceli heyecanlı maceralara dalmak isteyebilir. Bu yaş çocuklarıyla iletişimi koparmamak anne babalar için çok önemlidir.
Lise: Kötü davranışlarının potansiyel sonuçlarını konuşurken somut gerçeklerden bahsetmeniz gerekir. Fakat onu sinirlendirir veya üzerseniz bu durumdan alması gereken dersi almaz. Korkutma yoluna gitmemelisiniz. Kendisi için gerçekçi beklentiler içine girmesi ve sabırlı olması koşuluyla yetişkin rolü oynayacağı bazı fırsatlar yaratabilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir